| |
21 Kasım Trafik Mağdurlarını Anma Günü...
Direksiyon başına oturduğunuz zaman UNUTMAYIN ve HATIRLAYIN!.. Trafik Kazalarında Ölen ve Yaralanan Milyonlarca İnsanı Anıyoruz.
Her yıl Kasım ayının 3. pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü. Anma Günü, 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile BM tarafından Trafik Mağdurlarını Anma Gününü tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye’de 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü resmi olarak tanındı. Ama kaza ve kayıp sayılarında bir değişiklik olmadı.
Hepinizin tanıdığı veya akrabası bir Trafik Mağduru vardır. Kaza geçirmiş, kaza sonucu hayatını kaybetmiş ya da sakat kalmış en az bir kişi yakınınızdadır. Gazetelerde ve televizyonlarda alışık olduğumuz haberlerdendir Trafik Kazaları. Kader işte, yazık, çok da gençmiş denilen 3. sayfa haberleridir. Oysa hiçbir araç içinde kullanıcı yokken kaza yapmaz. Aslında kaza denmemesi gerekiyor. Kaza kelimesi ile baştan affetmeyi öngörüyoruz. Oysa ki, bir anlık dikkatsizlik, sorumsuzluk ve saygısızlık sonucu oluşan ama telafisi hiçbir zaman mümkün olmayan bir olaydır Trafik Çarpışmaları. Günde minimum 25 kişi hayatını yollarda kaybediyor, 500 kişi de yaralanıyor ve en az 25 kişi de kalıcı sakatlıklarla hayatına devam etmeye başlıyor. Dünya Sağlık Örgütünün rakamlarına göre 2020 yılında trafik kazaları dünya genelinde %67 artacak ve Dünya genelinde ölüm nedenleri içinde 2007 yılında 9. sırada olan Trafik Kazaları, 2030 yılında 5. sıraya yükselecek. Bu da bir terör, Trafik Terörü…
Her yıl yollarda çok büyük değerlerimizi yitiriyoruz, yaralanmalarını ve sakat kalmalarını izliyoruz. Uzmanların görüşü, ülkemizde her yıl 8.000-10.000 kişi yollarda hayatını kaybediyor. Dünya genelinde ise 1.3 milyon kişi hayatını kaybediyor. 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları. Çarpışma sonrası yaşanan sorunlar, uzun ve yıllar süren, maddi olarak yıpratıcı yargı süreci, sonunda verilen cezaların caydırıcı olmaması yaşanılan kayıpların daha da çözümsüz olmasına neden oluyor.
Kurallara uymuyoruz, en basit önlem olan emniyet kemeri, hız ve alkol kullanımına bile dikkat etmiyoruz. Direksiyon başına geçince bir canavara dönüşüyoruz. Sadece kendimizi düşünüyor ve ”bana bir şey olmaz” felsefesi ile yaşıyoruz. Çarpıp kaçıyoruz, arkamıza bile bakmıyoruz. Ama “çarpıp kaçmak bir kaza değil, bilinçli olarak bir insanın yaşam hakkına kast etmektir.”
TRAFİK TERÖRÜ. Tüm dünyada var olan bir terör. Bizim ülkemiz ise, ne yazık ki bu terörde en ön sıralarda yer alıyor. Bizler yine bir Anma Gününde, bu soruna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ama bu terör sadece bir gün ve birkaç kişinin dikkat çekmesi ile düzelecek bir sorun değil. Bu da aynı ülkenin terör, işsizlik, açılım gibi çok önemli bir sorunu. Kanser için her gün yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri bulunuyor, insan sağlığını tehdit eden her virüs için yeni aşılar ve tedaviler geliştiriliyor, sigara için “dumansız hava sahaları” kuruluyor ama yılda 1.3 milyon kayıp (10.000 kayıp da sadece Türkiye) için yani yollarda hayatını kaybedenler için hiçbir önlem ALINMIYOR.
Tüm karar vericileri TRAFİK TERÖRÜNE karşı birlik olmaya çağırıyoruzve diyoruz ki,
1. Trafik Kazaları ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler.
Güvenli yollar istiyoruz.
2. Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Güvenli yollar ve sürdürülebilir hareketlilik için Karayolu ağı dikkate alınarak, kamusal alanlarda korunmasız yayaların gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Araçlar için hazırlanmış olan karayolu haklarının araçlardan, yayalara verilmesi gerekir.
Araçlara tanınan ayrıcalığın Yayalara tanınmasını istiyoruz.
3. Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım, bir insan hakları konusudur. Ve İnsan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır.
Bir insan olarak hakkımızı arıyoruz ve yollarda ölmek yada yaralanmak istemiyoruz…
4. En önemlisi de cezalar caydırıcı olmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır. Verilen cezalar, mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik kazası davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Bunun için de etkin ve caydırıcı bir trafik yasamızın olması gerekmektedir.
Bir vatandaş olarak ödül gibi cezalar istemiyor ve yasada yer alan bilinçli taksirin uygulanmasını istiyoruz.
5. Mağdurlara uluslar arası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi gerekmektedir.
Tüm karar vericilerin ve siyasilerin Trafik Kazalarına karşı ortak bir çalışma yapmasını, Yaklaşan seçim sürecinde, seçim kampanyalarında kazaların önlenmesi ile ilgili de projelerinin olmasını ve devlet desteği ile her birey, kurum ve kuruluşun katılacağı ortak bir kampanya ile kazalara karşı mücadele istiyoruz…
|
|